Levent Ülgen ve Cengiz Bozkurt Röportajı

Levent Ülgen ve Cengiz Bozkurt Röportajı

Levent Ülgen ve Cengiz Bozkurt Gençliğim Eyvah’ ı anlattı

Atv’ nin yeni dizilerinden olan Gençliğim Eyvah dizisinin iki usta ismi Levent Ülgen ve Cengiz Bozkurt gerek dizi hakkında gerekse kendileri hakkında Sabah gazetesinde çarpıcı açıklamalarda bulundu. İkili bu dizi herkese samimiyeti hatırlayacak diye not düşüyorlar. İşte o söyleşi;

Dizi hayırlı olsun. Öncelikle pandemi sürecinde çalışmaya başlamak sizi tedirgin ediyor mu?

LEVENT ÜLGEN: 
Sayılar azaldığında, biraz daha kontrole alındığında kabul ettik işi. Daha sete girerken ateşimiz ölçülüyor. Bütün ekip maske kullanıyor. Her yanımızdan maskeler, dezenfektanlar çıkıyor.
CENGİZ BOZKURT: Platoda çekildiği için oldukça tedbirliyiz. Oyuncular arasında çok yakın temas gerektiren sahneler de olmadığı için içimiz rahat. Sosyal mesafeyi tehdit edecek, endişeleneceğimiz bir durum olmadı sette.

Pandemi sürecini nasıl geçirdiniz?

L.Ü.: Ben çok iyi geçirdim. 16 Mart’ta karantinaya başladım. Çok mecburi olmadığı sürece dışarı hiç çıkmadım.
C.B.: Ben çocuklarımla geçirdim. İki küçük çocuğum olduğu için çok zor, sancılı ve ağrılı geçti. Sürekli onları oyalamakla meşguldüm. Yardımcımız vardı, ona gelme dedik.
Çamaşır, bulaşık, temizlik, bütün ev işleri de bana kaldı. Bayağı ağır ev işçisi olarak çalışım.

Sürecin nasıl yönetildiğini düşünüyorsunuz?

L.Ü.: Yasakların biraz daha devam etmesini umardım. Çünkü bunun şakaya gelecek bir yanı yok.
C.B.: Amerika ve Avrupa’ya bakıldığında ben süreci çok iyi yönettiğimizi düşünüyorum. Özellikle İngiltere’deki sağlık sistemini çok iyi bildiğim için, bu süreçte Türkiye’de olduğuma şükrettim.

17 YAŞINDA TANIŞMIŞLAR

Nasıl bir dizi bekliyor izleyiciyi?

C.B.: Geçmişteki mahalle dizilerinin bir harmanı gibi; çok sıcak, güzel bir mahalle dizisi bekliyor.
Seyircinin 90’larda çekilen mahalle dizilerine özlem içinde olduğunun farkındayız. Bu dizi de özlenen mahalle kültürünü, o samimiyeti yeniden hatırlatacak.

Siz de özleyenlerden misiniz?

C.B.: Kesinlikle. Herkesin birbirini tanıdığı, bakkala anahtarını bırakabildiğin, çocukların sokaklarda oynayabildiği bir hayata herkes özlem duyuyor. Son dönemde kaybettiğimiz o duyguları bu diziyle yeniden yaşayacağız.
L.Ü.: Ben hâlâ bu bahsettiğin mahallelerden birinde yaşıyorum.
Hâlâ yorgancı var mesela. Anahtar teslim edebileceğimiz Laz bakkalımız var.

Nasıl karakterlerde izleyeceğiz sizleri?

L.Ü.: Ben ‘Zekeriya Bozoğlu’ karakterini oynuyorum. Urfa’dan kalkan otobüs Adana’dan yolcu almış. Yanıma biri oturmuş. O adamla İstanbul’a gelmişiz. İkimiz de kebapçıyız. Yolcu otobüsünde tanıştığımız, 17 yaşından beri arkadaşım olan Arif’le aynı mahallede karşılıklı dükkanları açıp rakip olmuşuz.
C.B.: Ben de Adanalı ‘Arif Asmalı’yı onuyorum. Biri Urfalı, diğeri Adanalı çocukluk arkadaşı iki kebapçının, sokaklarda el arabasında kebap satarak başladığı rekabet ortamı var. İkimiz de çoluk çocuğa karışmışız.

İşin içinde aileler de var değil mi?

L.Ü.: Hatta kadınların rekabeti yüzünden birbirlerine rakip olmuşlar.
C.B.: Onun oğlu bize iç güveysi gelmiş…
L.Ü.: Onun oğlu da benim kızıma aşık. Bu arada yıllar evvel yaptıkları bir çapkınlık yüzünden sonraları başları çok ağrıyor. O da sürprizi olsun işin.

Dizinin kadrosu da oldukça geniş. Daha önce çalıştığınız isimler var mı? Kadroyla ilgili ne söylemek istersiniz?

C.B.: Çok iyi bir ekip olduk.

Günay Karacaoğlu benim eşimi oynuyor. Daha önceden ‘Ailecek Şaşkınız’da eşimi oynadı.

L.Ü.: Ulviye Karaca da benim eşimi oynuyor. Benim Günay’la üçüncü işim olacak. Beyti Engin’le de çalışmıştık. Diğer gençlerle ilk defa çalışıyoruz.

Gençler bize çabuk ayak uydurdu. Hepsi çok saygılılar, öğrenmek niyetindeler.

Cengiz Bozkurt ve Levent Ülgen
Cengiz Bozkurt ve Levent Ülgen

LONDRA’DA OYUNCULUK YAPTIĞIMI AİLEMDEN SAKLADIM

Fizikten oyuncuğa geçiş nasıl oldu?


L.Ü.: Ben fizik okumaya başlamadan önce tiyatroya bulaşmıştım. ODTÜ’ye girmeden önce, daha sınavların sonucunu beklerken Ankara Halk Tiyatrosu’nda kursiyer olarak başlamıştım. Memur çocuğu olduğumuz için babam hep ‘Üniversite kazan, kendini kurtar’ derdi. Oyunculuk hiç yoktu hesapta ama fizikle tiyatroyu bir arada götürdüm. Mezun olduktan sonra babama diplomamı gösterdim, ‘Baba benim gönlümde tiyatro yatıyor, konservatuvar okuyup oyuncu olmak istiyorum’ dedim. Sonra Hacettepe Konservatuvar’da okudum. 1985’te fizikten, 1989’da konservatuvardan mezun oldum.

Sizin nasıl gelişti Cengiz Bey?

C.B.: Ben ODTÜ’de okurken tiyatro topluluğu ilanı gördüm. Sahne tozunu yutunca oyuncu olmaya karar verdim. 1990’a kadar ODTÜ’deydim. Ondan sonra da Londra’ya gidip orada ikinci üniversiteyi güzel sanatlar fakültesinde okudum.

Aileniz ne tepki verdi?

C.B.: Uzun yıllar sakladım Londra’da oyunculuk yaptığımı. İngiltere’de üniversiteden mezun olunca mezuniyet törenine çağırdım bizimkileri, inanmayıp gelmediler.

AMACIMIZ KARAKTERLERİMİZİN UNUTULMAZ OLMASI

İkiniz de önemli karakterleri canlandırdınız ama biriniz ‘Erdal Bakkal’, biriniz ‘Hallederiz Kadir’ olarak anılıyorsunuz hâlâ. Bu dizideki karakterleriniz de uzun yıllar sonra anılır mı sizce?

L.Ü.: Hedefimiz ve önceliğimiz o. Buna yatırım yapıyoruz.
C.B.: ‘Erdal Bakkal’ ve ‘Hallederiz Kadir’ bizim hitlerimizdi, onu her zaman tutturmak kolay olmuyor. İnşallah bu karakterler de unutulmaz olur.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar