Serenay Aktaş Röportajı

  • 24 Şubat 2018
  • 150 kez görüntülendi.
Serenay Aktaş Röportajı

Gündemdeki başarılı oyunculardan olan Serenay Aktaş Sabah gazetesi Cumartesi ekine çarpıcı açıklamalarda bulundu. Şu sıralar yeni bir reklam filmi ile karşımıza çıkan genç oyuncu gerek kendisi gerekse kariyeri hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

– Sizi şimdi televizyonda bir reklam filminde görüyoruz ve oyunculuğunuzla konuşulmaya başladınız. Bu mesleğe henüz küçükken gönül veren ve oyunculuk için çok fedakarlık yapmış bir isimsiniz…
– Evet. Hamdi Alkan keşfetti beni ve 2012 yılında ilk dizimde oynamaya başladım. Lisedeki son senemde oyunculuğa başlamış oldum yani. O sırada futbol kariyerim de devam ediyordu. Oyunculuk da öyle bir meslek ki insan hemen büyüsüne kapılıyor. Ama işlerin yoğunluğu ve set ortamları nedeniyle liseye devam edemedim. Açık liseye geçtim ve oradan mezun oldum. Sete gelip sabaha kadar test çözdüğüm ve sabah da sınava girdiğim çok olmuştur. Sonra oyunculuk üzerine eğitimler almaya başladım. Şu an üniversite hayatımdan biraz vazgeçmiş gibi görünsem de aslında en büyük hayalim psikoloji üzerine eğitim almak.

– Ailede sinema ile ilgili biri var mıydı?
– Babam sinema makinisti. Bu nedenle kendimi çok şanslı buluyorum. Çocukluğum sinemalarda makinist odasında yani babamın yanında filmleri izleyerek geçti. O filmleri izlemek, aralıksız olarak gözlem yapmak demek aslında. O dönemin şu an bana ne kadar çok faydası olduğunu anlatamam. Al Pacino’nun oyunculuk koçundan da eğitim alma şansım oldu.

– Sizce sizin keşfedildiğiniz, parladığınız an ne zaman?
– Aslında oyuncu olmak istediğim için küçük küçük rollerde yer aldım önceleri. 2013 yılında yani henüz bir yıldır bu işi yaparken, Muhteşem Yüzyıl’da Ayşe Hatun karakterini canlandırmaya başladığımda da insanlar beni keşfetmeye başladı. Profesyonel bir şekilde bir menajerle çalışmaya başladım. O zaman tabii bir futbolcu olmamdan dolayı haberler yapıldı. Bana Forvet Ayşe Hatun ismini taktılar. Evet, o dizi ve o rol ile oyuncu olarak önüm açıldı diyebilirim. Tabii ardından Survivor’a gitmem daha geniş bir grubun tanımasını sağladı.

– Futbol kariyerinden vazgeçmek zor oldu mu?
– Oyunculuk öncesi son derece güzel bir ivmeyle giden futbol kariyerim vardı. O zamanlar bu röportajı yapmış olsaydık size en büyük hayalimin yurt dışındaki bir takıma transfer olmak olduğunu söylerdim. Ama kamera karşısına geçtiğim o ilk an, benim için geleceğin oyunculukta olduğunu anladım. Belki bir daha sahaya bir sosyal sorumluluk projesi için çıkabilirim.

– Şöhret değiştirdi mi, hayatınızı?
– Serenay hiç değişmedi. Dostlukları, arkadaşlıkları hiç değişmedi. Hâlâ aynı mahallede yaşıyorum. En eski dostlarım hâlâ yanımda. Ailem hep yanımda. Futboldan kalan alışkanlıkla düzenli spor yapıyorum, işime yoğunlaşıyorum, eğitimler alıyorum, ailemle ve sevdiklerimle zaman geçiriyorum. Zaten böyle olunca insanın kendisini bambaşka bir yerde görmesi, şöhretin büyüsüne kapılması mümkün olmuyor bence.

– Kısa süreye bambaşka hayatlar sıkıştırmışgibisiniz. Sokağa çıkınca tabii ki insanlar sizitanıyordur ama en çok hangi yönünüzle tanıyorlar?
– Aslında değişiyor diyebilirim. Beni hâlâ futbolcu kimliğimle tanıyan ve bilenler var. Hâlâ onlar için futbolcu kızım. Muhteşem Yüzyıl’ın etkisiyle sokakta Ayse Hatun diye seslenenler de oluyor. Her rol aldığınız dizi projesinde canlandırdığınız karakterin ismiyle sesleniyor insanlar. Ama genel olarak insanlar beni ailelerinden biri olarak gördü. “Kızımız Serenay” diyen çok. Bence en güzeli de bu.

– Oyunculuğa dönecek olursak, dizi setleri, haftalık programların yoğunluğu hep çok konuşulur. Çok yoğun bir program çerçevesinde çalışmak çok da kolay olmasa gerek…
– Ben bu şekilde değerlendirmeyi çok doğru bulmuyorum. Bence her işin kendisine göre zorlukları var. İşimi çok seviyorum. Oyunculuğun en önemli şartı disiplindir ve sabrettiğiniz sürece varsınız bu işte. “Çok sev, çok iste, çok çalış ve asla vazgeçme” benim hayat felsefem.

– Sizi bir süredir bir güzellik firmasının reklam yüzü olarak görüyoruz. Futbol oynayan bir kızdınız ve bir gün böyle bir noktaya geleceğinizi hiç bekliyor muydunuz?
– Mahalle kültürü ile çok gerçekçi bir çocukluk yaşadım. Yani kız arkadaşlarımla bebeklerimizle oynardık, sonra maç oynayan erkek arkadaşlarımıza katılır onlarla maç yapardık. Yani öyle erkeksi bir kız değildim. Kadın futbolcular da çok bakımlıdır. Ben makyajsız asla maça çıkmazdım. Hem de kırmızı ruj takıntım vardı. Yani beni tanıyanlar “Tam oturmuş, çok doğru bir tercih yapmış marka” gibi şeyler söylüyor. Bir de yüzümün yapısı, altın oran dengesi nedeniyle her zaman güzelliğimden bahsedilirdi.

– Makyajla aranız iyi anladığım kadarıyla…
– İşim gereği sürekli makyaj yapıldığı için günlük hayatta makyaj yapmayı sevmiyorum.

– Kendinize olan güveninizi kaybettiğiniz anlar oluyor mu hiç?
– İnancımı kaybettiğim anlar tabii ki oldu. Ama her defasında daha olumlu şeyler düşünmeye çalıştım. Hep de kendimi motive edip hevesimin daha yüksek olmasını sağladım. Tabii ki yolun başındayım ve tabii ki çok çalışmam lazım.

– Yorucu bir günün sonunda rahatlamak için neler yaparsınız?
– Genellikle spor yaparak yorgunluğumu atarım. Kendimle baş başa kalıp, mum ışığında dua ederim. Mumların verdiği güzel enerjiye çok inanırım.

– 1993 doğumlusunuz ve henüz 20’lerinin başında bir kadın olarak gelecek planlarınızı ne şekilde yapıyorsunuz, kendinizi 10, 20, 30 yıl sonra nerede görüyorsunuz?
– Eskiden çok daha planlı yaşıyordum. Kendi kendime “Üç ay sonra şöyle olacak”, “Bir yıl sonra şunu yapacağım” diyordum. Zaman geçtikçe çok da planlı yaşanmaması gerektiğini öğrendim. Siz emek verdikçe yolunuz açılıyor. Hayat sürprizlerle dolu. Ama 10 yıl sonra için konuşacak olursam, kariyeri başarılı ve sevdikleri yanında bir kadın olurum diye düşünüyorum.

– Gelelim modaya, stilinizi nasıl tanımlarsınız?
– Spor-şık diyebilirim. Klasikle sporu karıştırmayı çok seviyorum. Çevremdekiler çılgın ve farklı bir tarzım olduğunu söylüyor. Yerine göre giyinmeyi tercih ediyorum. Moda olanı değil, bana yakışanı giyiyorum.

– Gardırobunuzun kurtarıcı parçaları neler?
– Gömleklerim, şapkalarım ve günlük büstiyerlerim.

– Güzellik sizin için ne ifade ediyor, ‘güzel kadın’ı nasıl tanımlarsınız?
– Bir kadının ruhu güzel olmalı her şeyden önce. Bana göre; bakabilen kadın güzeldir.

– Güzel kadın imajına zarar veren en büyük etkenler neler olabilir sizce?
– Yanlış makyaj ve yanlış kaş şekli, güzelim kadınların imajını zedeliyor.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ