Sevcan Yaşar Röportajı

  • 24 Şubat 2018
  • 249 kez görüntülendi.
Sevcan Yaşar Röportajı

Daha önceleri Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz adlı diziden tanıdığımız ve şu sıralar Bahtiyar Ölmez adlı dizide  Nisan rolünü canlandıracak olan Sevcan Yaşar Sabah Gazetesi Günaydın ekine çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte başarılı oyuncunun açıklamaları;

‘Bahtiyar Ölmez’ ekibine dahil olmanızı hayranlarınız nasıl karşıladı?

‘Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’da beni takip eden bir kitle vardı. O kitle şimdi bu diziye de geldi. Mutlular onlar. Rolüm daha fazla burada ve ben de canlandırdığım karakteri kendime çok yakın hissettim.

Ne anlamda yakın hissettiniz kendinize?

Meraklı, ne istediğini bilen, cesur ve bir o kadar da sakar bir kız. En çok sakarlığı bana benziyor. Ben de sakarım. Bazen karakterin yaptığı sakarlıklar yazıyor senaryoda; ben onlara senaristlerin de düşünemeyeceği yeni sakarlıklar ekliyorum.

ENTEL KONULARA İLGİM VAR

Neden bu diziye dahil olmak istediniz?

Güçlü kadrosunun yanı sıra komedi oynamak istiyordum. Hep dram oynamak istemiyorum. Sürekli ağlayan roller yerine gülüp eğleneceğim, enerjisi yüksek roller olsun istiyordum, öyle de oldu.

Sıkıldınız mı ağlamaktan?

Evet, sıkıldım. Hep ağlatıyorlar ama seviyorum ben. Duygusallığı da seviyorum. Bu karakter de duygusallığı içinde yaşıyor. Ondan hoşlanan bir çocuk var. Onunla romantik anları da oluyor. Kasvetli bir iş değil.

Gazeteci değil mi oynadığınız karakter?

Evet. ‘Nisan’ sürekli araştırma halinde.

Sevdiniz mi gazeteciliği?

Sevdim. İnsan her şeye ‘Neden, sen kimsin, benden ne saklıyorsunuz, bu işte bir iş var’ diyerek kuşku ve merakla yaklaşıyor.

Siz de meraklı mısınız o kadar, sorar mısınız her şeyi?

Yok, beni ilgilendirmeyen şeyleri sormam. Beni insanların çok fazla sevmediği ve sıkıcı bulduğu felsefe, psikiyatri, sosyoloji, antropoloji gibi entel konular ilgilendiriyor.

DAHA YOLUN BAŞINDAYIM

Oyunculuğa katkısı olduğu için mi ilgileniyorsunuz bunlarla?

Yoo, aslında bunlara ilgim olduğu için oyuncu oldum. Oyunculuk hepsini içeriyor. İnsan davranışı, insan doğası ve psikolojisini… Her türlü genel kültürünün yüksek olması gerekiyor. O yüzden kendimi ne kadar geliştirirsem o kadar iyi.

Oyunculuğa nereden merak sardınız?

Ortaokuldayken drama dersleri almıştım. O zaman komedi oynamıştım. Çok hoşuma gitmişti. O zamandan beri hep istiyordum ama her aile gibi benimkiler de istemedi.

Biyoloji okumuşsunuz…

Evet. Biyolojiyi ailemin gönlü olsun diye okudum. Sonra oyunculuğa giriş olsun diye modellik yarışmasına katıldım. Orada birinci oldum, sonra Çin’de ülkemizi temsil ettim. Orada da birinci oldum. Döndüğümde oyunculuk eğitimi almaya başladım. Şu an Yeditepe Üniversitesi’nde tiyatro okuyorum.

Estetik var mı yüzünüzde?

Yok diyemem. Ben ufakken tekvando yaptım. Çok fazla tekme yedim. Burnumda yamukluk vardı; hem sağlık açısından, hem de güzel görünmesi için burnuma operasyon yaptırdım. Abartıya kaçmadan estetiğe karşı değilim. Sonuçta kamera önünde düzgün görünmek lazım.

Aşk hayatınız nasıl?

Aşk hayatı diye bir şey mi var? O neydi? Uzun zamandır sevgilim yok. Küçükken saçını tarayan bir baban olduğu zaman erkek seçmek de zorlaşıyor. Çünkü çıtayı yükseltiyor. Babam benim ne istediğimi ben söylemeden anlar, içimden konuşurum, onu duyar. Babaların bunu özellikle yaptığını düşünüyorum, kızları ellerinden kaçmasın diye. (Gülüyor)

Yazın çektiğiniz ‘İki İyi Çocuk’ sinema filminden bahseder misiniz?

Antakya’da çektik. Antakya’da bir koroda şarkı söyleyen bir kızı oynadım. Antakya’yı çok sevdim. Ayrı bir ülke gibiydi. Yemekleri de çok güzeldi.

SÜRÜNMEKTEN MEMNUNUM

Aileniz oyuncu olmanıza karşı çıkmış ama siz onlara rağmen oyuncu oldunuz. Şimdi ne diyorlar size?

Gurur duyuyorlar. Dedem beni karşısına alıp “Setlerde sürünmeni istemiyorum” diye ciddi bir konuşma yapmıştı. Şimdi en çok sevinen o. Çünkü başarılı olduğumu görüyor. Hiçbir iş çalışmadan olmuyor. Ben sürünmekten memnunum şu an. Sete gitmediğim zaman özlüyorum setleri.

Kariyerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Güçlü kadın rolleri dikkatimi çekiyor. Daha karizmatik ve dişi rollerde oynamayı isterim. Ama şu anda o ruh halinde değilim. Şu anki rolümden çok memnunum. ‘Nisan’ çok dişi değil; kendi yaşımı oynuyorum aslında. Ben o açıdan da şanslıyım. Çok rahat genç ve yaşlı görünebiliyorum.

Bir röportajınızda “Popüler kültür oyuncusu olmak istemiyorum” demişsiniz. Ne demek bu?

Bir gençlik dizisinde oynayıp birden parlayan ama 10 yıl sonra unutulacak kişilerden bahsettim. Hiçbir şekilde oyunculuğu yok ama güzel bakıyor, güzel görünüyor diye dizilerde oynayan, popüler olanlar. Zaten günümüzde meşhur olmak çok kolay. Instagram ve Youtube fenomenleri var… Oynamayanı da oynatabiliyorlar artık.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ