İrem Sak Röportajı

  • 28 Ocak 2018
  • 155 kez görüntülendi.
İrem Sak Röportajı

Son zamanların genç ve yeni parlayan yıldızlarından olan başarılı oyuncu İrem Sak gerek kendisi hakkında gerekse son oynadığı film olan Ölümlü Dünya filmi hakkında Hürriyet gazetesi çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İREM SAK RESİMLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

◊ Yeni filminiz “Ölümlü Dünya” iki gün önce vizyona girdi. Öncelikle hayırlı olsun diyelim…

– Çok teşekkür ederiz.

◊ Bu ekiple ilk kez mi çalıştınız?

– Alper Kul ve Sarp Apak’ı tanıyordum ama diğerleriyle ilk kez çalıştım.

◊ Ali Atay’ı bir yönetmen olarak nasıl buldunuz?

– Allah bizi ayırmasın (gülüyor). Bayıldım. Bir kere yönetmenin oyunculuktan anlaması çok önemli. Zaten yurtdışında yönetmenlere oyunculuk dersi de verilir. Hem halimizden anlamaları hem doğru yönlendirmeleri için. Ali o konuda müthiş.

◊ Karakterinizden bahseder misiniz?

– Sarp’ın sevgilisi Begüm’ü oynuyorum. Ben de seyirci gibi olayları, aileyi ve sırlarını anlamaya çalışıyorum film boyunca. Değişik bir film gerçekten.

◊ Komedi olmasına rağmen aksiyon sahneleri de ön planda…

– Hem de çok ciddi aksiyon sahnelerimiz var. Ali bir film daha çekecek olursa, rol alabilmek için kapısında yatarım.

◊ Bunu ona söylediniz mi peki?

– Bunu okuyacağını, bu şekilde haberdar olacağını düşünüyorum. Hazal (Kaya) ile de artık tanışıyorum nasılsa. Evlerini biliyorum. Giderim yani, hiç üşenmem. Kariyerim için yaparım bunu.

◊ Şu anda vizyonda birkaç Türk filmi, dolayısıyla da ciddi bir rekabet var. Siz iddialı mısınız?

– Film çekmeyen isim yok hatta (gülüyor). Bir babam var, o da emekli doktor yani, yapmasın bir zahmet. Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar, Ahmet Kural-Murat Cemcir, Gupse Özay, Gülse Birsel… Herkes ama herkes bu sene film yaptı. Birbirimizi beklese miydik acaba…

SEYİRCİLERDEN BİRİ KOLTUKTA UYUYAKALDI

◊ 3 yıl sonra yeniden “Güldür Güldür” ekibindesiniz.

– Evet. Döndüm.

◊ Özlemiş misiniz?

– Seyirciyi özlüyor bir kere insan. Sit-com çekerken şakayı yapıyorsun, susuyorsun. Sette o sırada çıt çıkmıyor. Komik olduğunu yayınlanınca anlıyorsun. Sahne ise çok organik bir iş. Orada seyircinin gülme krizine girdiğini görünce tatmin oluyorsun. Ya da uyuyan olabiliyor.

◊ Şaka mı bu?

– Hayır. Geçen biri uyuyordu. Ciddi ciddi takılıp kaldım ona.

◊ İyi ki horlamıyormuş.

– Yok horlamıyordu çok şükür. Horlasa müdahale ederdik artık (gülüyor).

BOTOKS YAPTIRDIĞIMA ÇOK PİŞMAN OLDUM

◊ Siz estetik yaptırmış, bunu açık açık da söylemiştiniz.

– Tabii, neden saklayayım? Doktor kızıyım yani. Hiç ahlaklı ve etik gelmiyor yalan söylemek.

◊ Ama yüzünüz görünmesin diye objektiften kaçmıştınız. Ne operasyonuydu o?

– O kaçma gününde operasyon falan yoktu gerçekten. Normal cilt bakımından dolayı biraz kızarıktı yüzüm. Fotoğraflarda çok kırmızı ya da lekeli gibi çıkmasın diye “Ya çekmeyin” dedim.

◊ Peki o günü geçelim. Bugüne kadar ne tür estetik işlemler yaptırdınız?

– Burnumu yaptırdım. Diş telleri var, o da estetik bir şey sonuçta. Şu sıralar başka bir şey daha var kafamda ama onu söylemeyeyim. Yaptırırsam zaten anlarsınız.

◊ Yine yüz mü?

– Evet, yüzümle para kazandığım için yüzüme yatırım yapıyorum. Ama mimiklerimi donduracak bir şey olmadığını söyleyebilirim. Çünkü bir kez botoks yaptırdım, çok pişman oldum. Oyuncuysan, mimiklerine ihtiyacın varsa, çok az yaptırmalısın. Ben az yaptırdığım halde ne kaşımı kaldırabildim, ne çatabildim. Mahvoldum yani. Neyse denemiş, görmüş olduk.

◊ Bir daha olmaz mı diyorsunuz?

– Asla. Mutsuz oldum. Meğer benim için kaşımı kaldırmak, kaşımı çatmak ne kadar önemliymiş. Onu benden almasınlar.

O YABANCI PROJEDE KENDİ KENDİMİ BALTALADIM

◊ Amerikan Edebiyatı okumuşsunuz…

– Evet, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı. Ne alaka değil mi?

◊ Ne alaka?

– Yarın öbür gün yurtdışına açıldığımda iyi bir İngilizcem olsun diye düşündüğüm için girdim o bölüme. Başka hiçbir sebebi yoktu açıkçası. Ve İngilizcem çok şükür iyi.

◊ Ama yurtdışına açılmadınız.

– Henüz açılamadım demek daha doğru (gülüyor). Burada koşturmaktan o da… Minik minik çalışmalarım var. Deneme çekimleri yolluyorum dizilere mesela. Hatta bir iş çok ciddiye binmeye başlamıştı. Ama o kadar tedirgin oldum ki, panikten işi kendim baltaladım.

◊ Egonuz yüksek midir?

– Yalan söylemeyeyim, arada bir tavan yaptığı oluyor.

◊ İşte mi yoksa özel hayatınızda mı?

– Her ikisinde de. Ama sonrasında gerekiyorsa özrümü de dilerim.

◊ Özür dilemişliğiniz var mı?

– Biri var. İşle alakalı. Henüz dileyemedim ama mutlaka dileyeceğim.

AŞK MI, O DA NE!

◊ Aşk desem…

– O neydi? (Gülüyor) Film mi? Dizi mi? Aşk buyursun gelsin ama, konum atayım mı? Konum atayım konuma gelsin.

◊ Hiç âşık olmadınız mı?

– Geçenlerde öyle bir şey söyledim bir röportajda. Bilmiyorum birilerinin kalbini kırdım mı? Üzdüm mü? Birileri üstüne alındı mı? Ben orada şöyle bir mantıktaydım açıkçası: Arkadaşlarımdan dinlediğim, filmlerden gördüğüm aşkı henüz yaşamadım.

◊ Şu an hayatınızda biri var mı?

– Yok.

◊ Ne zamandır bir ilişkiniz yok?

– (Gülüşmeler) Özel hayat diyeyim ona, detaya girmeyeyim.

◊ Bebek?

– İstiyorum.

EN ÇOK KENDİMİ KANDIRMAKTAN KORKUYORUM

 Sizi en çok ne korkutur?

– Ne korkutur en çok; kendimi kandırmak. Kendimi kandırdığım zaman durup “Yine mi yaptım? Helal olsun” diyorum. İstemiyorum bunu çünkü.

◊ Gerçekte ekranda göründüğünüz kadar komik misiniz?

– Öyle diyorlar. Severim espri yapmayı. Neşeli, eğlenceli bir insanım. Ne yapayım somurtup? Kendimden sıkılırım öyle somurtkan bir tip olsam.

ALKIŞLARLA YAŞIYORUZ BİZ SEYİRCİ GELMESE DELİRİRİZ

◊ Şöhret olmanın zorlukları var mı? Hiç bundan şikayet ettiğiniz oluyor mu?

– Yok. Gülü seven dikenine katlanır. Alkışlarla yaşıyoruz biz. Seyirci iki gün gelmesin, deliririz. Çoğumuzda “ay arka kapıdan kaçayım” tribi var da seyirci gelmeyince de çıkacak bir arka kapın yok. Çok ironik, saçma bir durum yani. Bizim hayatımız garip. Niye kapüşonu geçirip yürüyorsun yani, bu hayatı sen tercih ettin. Kimse kimseyi zorla oyuncu ya da popüler yapmıyor ki.

TARKAN BENİMLE DÜET YAPMAK İSTEMEZ Kİ

◊ “Rapunzel: Serüvenler” adlı animasyon filmin jenerik şarkısını siz seslendirdiniz. Müzik çalışmalarının devamı gelir mi?

– Eskiden çok katıydım, “Ben oyuncuyum. Sadece kendi işime bakayım” diyordum ama şimdi müziğe hayatımda daha çok yer vermek gibi bir düşüncem var. Birinin albümünde vokal de olabilir, düet de yapabilirim. Hatta şarkı söyleyip söyleyip koysam mı YouTube’a diye bile düşünüyorum.

◊ Ses renginiz hangi türe yatkın?

– Türkü de söylerim, caza da çekerim sesimi… Bir ara operacı bir abimden şan dersi alıyordum, “Opera bile yaparız seninle” diyordu. Eğitilirsem tabii. Eğitim şart.

◊ Kiminle düet yapmak istersiniz?

– Ooo çok isim var. Tarkan mesela. Ama benimle düet yapmaz o (gülüyor).

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ