Murat Yıldırım Röportajı

  • 22 Ekim 2017
  • 193 kez görüntülendi.
Murat Yıldırım Röportajı

Ekranların başarılı oyuncusu olan ve şu sıralar Atv dede yayınlanan Kim Milyoner Olmak ister adlı yarışmayı sunan Murat Yıldırım Sabah gazetesine birbirinden çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Yeni filminiz ‘İlk Öpücük’ hayırlı olsun… Bu kez farklı bir rolde görecek seyircisizi değil mi?

Evet, enerjisi ve komedisi daha yüksek, eğlenceli bir karakter görecekler. Benim beğendiğim şeyi seyirci de beğenecek mi diye heyecan yaşıyorum. Bugüne kadar Allah beni hiç yanıltmadı; inşallah bunda da yanıltmaz. İzleyicinin belki de en çok seveceği karakter olacak diyebilirim.

Neye dayanarak söylüyorsunuz bunu?
Kanı tatlı akan, samimi ama kendini kandırmış, uzun ilişkilerde mutlu olamayacağını düşünen, aşka inanmayan ‘Hakan’ adında bir adamı oynuyorum. Karakterin bu halleri seyirciyi güldürecek. Sonrasında karşısına çıkan, bir günlük hafızaya sahip bir kıza aşık olunca, her gün onu kendisine yeniden aşık etmeye çalışıyor. Seyirci, ‘Hakan’ın gösterdiği çabayı sevecek, düştüğü zor durumlara ise üzülecek.

İMANE BENİ HER GÜN DAHA ÇOK SEVİYOR

Birini her gün kendine aşık etmeye çalışmak zor olsa gerek…
Eğer seviyorsan ve gerçekten aşıksan güzel. Zor da olsa kolay geliyor. İnsanın; her gün daha fazla sevmek ya da kendisini daha fazla sevdirmek için yeni şeyler yapması gerekir. Çünkü aynı çizgide, rutinde giden ilişki kısa sürede yıpranır, sıkılabilir insan.

Sizde de aynı durum yaşanıyor mu?
Eşime kendimi her gün aşık etmeye uğraşmasam da, İmane beni her gün daha çok sevdiğini söylüyor. Kendinizi ortaya koymanız yeter. Birbirimizi her gün daha çok seviyoruz.

Bunun için özel bir çabanız var mı? Aşkı dinamik tutmak için jestler yapar mısınız?
Değişikliğe, yeniliğe her zaman ihtiyaç vardır. Bir tatile çıkmak ve başka yere gitmek pozitif katkı yapar. Ama çok ihtiyaç duymasam da jestler yapıyorum. İmane çok takılmıyor öyle şeylere; öyle bir beklentisi yok benden. Jestler ve hediyelerden çok kendi kişiliğimi koruyabilmem lazım, beni daha çok sevebilmesi için. Bu, insanın kendisiyle sınavı aslında.

Orijinal film ’50 İlk Öpücük’ü seyretmiş miydiniz?
Çok önceden seyretmiştim. Senaryoyu okuduktan sonra tekrar hatırlamak istedim. Ama 10’uncu dakikasında izlemeyi bıraktım. Çünkü okuduğum senaryoda gerçekten daha çok şey gördüm ve etkilenmek istemedim filmden. Bizimkisi daha farklı bir film. Fikir aynıydı belki ama başka olması için konuyu farklı yorumlamam gerekiyordu.

Uyarlama bir filmde rol almaktan bir çekince duymadınız mı?
Hayır, seyirci üzerinde uyarlama etkisi oluşturabilir ama bu uyarlama bir film değil. Fikri aynı ama bambaşka bir film… Filmi çeken de aynı yapım şirketi; Los Angeles Sony Pictures. Türkiye’de ilk defa bir film yapmak istiyorlardı. Bunu da benimle yapmak istemeleri ayrı bir değer.

KAFAM RAHATKEN KOMİK BİRİYİM

Projeyi kabul etmenizde bu faktör mü etkili oldu?
Senaryo… Daha önce böyle bir filmin yapıldığı söylendi bana. Başta önyargıyla baksam da senaryoyu okuduğumda daha zengin ve komik bir hikaye gördüm. Amerikalılar da bunu söyledi zaten.

‘Komedi oynarsam seyircinin algısı farklı yöne kayar’ diye düşündüğünüz oldu mu?

Karizmayı çizdiririm mi diyorsun? Yok, öyle bir endişem olmadı. Bu, seyircinin bakış açısıyla alakalı bir şey. Bir sahnede çok güldürürken, başka bir sahnede karizmatik görünebilirim. Öyle kaygılarım yok; ben sadece oyunculuk yapıyorum. O algıları kırmak gerekiyor bence. Tek tip oyuncu olmak istemem. Bu filmde, seyircide hayal kırıklığı yaratacak çok büyük bir değişim yok zaten. Olursa da pozitif anlamda bir şaşkınlık olabilir.

Yarattığınız jön algısından memnun musunuz?
Sonuçtan memnunum. Her şey güzel gidiyor ama daha yolum çok uzun. Çok farklı filmler de yapacağım. Onların ortaya çıkaracağı tablo nasıl olacak ben de merak ediyorum. Bu film bir başlangıç; yavaş yavaş bu tarz filmlerde oynamaya başlayacağım. Seyirci de bu tip filmleri bekleyecektir.

Günlük hayatta kendinizi komik buluyor musunuz?
Kafam rahatsa çok eğlenceli ve komik biri olabiliyorum. Eşimle birlikte çok eğleniyoruz.

Bu filmi tercih etmenizde eşinizin bir katkısı oldu mu?
Senaryoyu okuduktan sonra bu filmden bahsettim ama beğenip beğenmediğimi ona söylemedim. O da en az benim kadar heyecanlandı ve sevindi.

Eşinizle birlikte bir projede yer almayı düşünüyor musunuz?
Bir reklam filmi çektik birlikte; mutfak ürünleriyle alakalı bir reklamdı. Çok eğlenceli geçti bizim için. İmane çok güzel oynadı; benden daha iyiydi hatta. Birlikte bir filmde rol almayı da çok isteriz.

Sizin mutfakla aranız nasıl?
Mutfakta eşime yardım etmeyi görev ediniyorum. Hızlıca bir şey hazırlanması gerekince yapıyorum. Uzun yıllar bekar yaşadım, üniversite hayatım var. Kahvaltılarda menemen yapıyorum. Ayrıca güveç, bulgur pilavı ve et kavurma yaparım. Aç kalmıyoruz yani…

Romantik, beyefendi ve centilmen bir duruşunuz var. Bunu korumayı nasıl başarıyorsunuz?
İnsanlar filmlerden etkileniyor; beni gerçek hayatımda görmüyorlar. Özel hayatımda centilmenliği ve romantizmi sadece eşime yansıtıyorum. Dolayısıyla ondan bunları duymak daha değerli diye düşünüyorum.

50 TANE OLMASA DA BİZİM FİLMDE DE ÖPÜCÜK VAR

Filmin adı ‘İlk Öpücük’… Öpüşme sahneleri vardır diye tahmin ediyorum. 
Evet, 50 tane olmasa da bazı öpüşme sahneleri var.

Eşiniz bu sahnelere nasıl tepki gösterdi? 
İş anlamında öyle çekinceleri yok. Profesyonel bir iş yapıyoruz sonuçta. Bana bir şey yansıtmadı. Bu da onu değerli kılıyor.

Çok fazla kadın hayranınız var. Eşiniz kıskanıyor mu sizi? 
İmane de oyuncu olduğu için bu dünya ona çok farklı gelmiyor; alışkın olduğu bir durum. Kendi ülkesinde, Arap dünyasında çok sevilen, popüler birisi. O yüzden aramızda kıskançlıktan kaynaklanan bir sorun olmuyor.

‘AYLA’, ADAYLAR ARASINDA GERÇEK BİR ÖYKÜSÜ OLAN TEK YAPIM

Filmin fragmanıyla ilgili ‘Aşk adamı Murat Yıldırım’ diye bir yorum okudum…
Evet, bunu kırmam gerekiyor. Seyircinin beni sadece aşk filmlerinde görmesini istemiyorum.

Rol aldığınız ‘Ayla’ da bu tür bir film değil zaten… 
Evet, ‘Kırımlı’ da o şekilde bir aşk filmi değildi. Aslında ‘Matrix’te bile aşk var; aşk olmadan olmaz çünkü.

‘Ayla’ filminin Oscar şansını nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Bence Oscar’a gitmeli; ödül alır mı, onu bilemiyorum. Şu anda dünyayı çok ilgilendiren bir konuyu işliyor film. Savaşın ortasında kalan çocuklar var. ‘Ayla’, o seçkide yer alan 90’dan fazla film arasında gerçek bir hikayeden yola çıkan tek film. Bu önemli bir faktör ve buna önem verdiklerini biliyorum. Filmi izledim ve beğendim.

Peki dizi projeniz var mı?
Evet, şu sıralar dizi projelerine yoğunlaştım; senaryo okuyorum. Atv’de bir dizi yapmak istiyoruz.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ