Bensu Soral ve Damla Colbay Röportajı

  • 26 Şubat 2017
  • 683 kez görüntülendi.
Bensu Soral ve Damla Colbay Röportajı

Şu sıralar Show Tv de yayınlanan ve reyting rekortmeni bir dizi olan İçerde’ de rol alan başarılı oyuncular Bensu Soral ve Damla Colbay Habertürk Gazetesine çarpıcı açıklamalarda bulundular.

Genç oyuncular, tutkulu ve heyecanlı. Show TV ekranlarında “İçerde”olmaktan çok mutlular! Bir yanda Çetin Tekindor, Mustafa Uğurlu, Nihal Koldaş, Rıza Kocaoğlu ve Yıldıray Şahinler; öte yanda genç kuşaktan meslektaşları Çağatay Ulusoy ve Aras Bulut İynemli ile birlikte rol alıyorlar.


BENSU SORAL RESİMLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

DAMLA COLBAY RESİMLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

Bu ekip insanın başını döndürmez mi? Set, aynı zamanda en büyük okul onlar için. Ayrıca bir oyuncu koçuyla da çalışıyorlar. Damla Colbay, Dokuz Eylül Üniversitesi Oyunculuk Bölümü’nde okuyor; 1.5 yılı kalmış. Bensu Soral ise Marmara Üniversitesi Grafik Bölümü’nde, bitirmesi için 3-4 dersi var.

Sezonun en iddialı, en başarılı projesindesiniz. Gelen yorumlar, rollerinize adaptasyonunuz ve oyunculuktan başlayalım sohbete…

Bensu Soral: İçerde’de yer almak büyük sorumluluktu, o yüzden daha çok çalışmak için çaba sarf ediyorum. Sahnelerime ağırlık veriyorum, hocayla çalışıyorum. Gelişimi ben de gördüm. Başta Çetin Tekindor, Mustafa Uğurlu ve genç oyuncuların etkisi var. Şanslı olduğumuzu biliyoruz. Bunu sonuna kadar hak etmek istiyorum.

Damla Colbay: Bensu da ben de yolun başındayız. Bence ikimiz için de güzel bir basamak oldu. Genç yaşta bu kadar iyi bir kadro, iyi bir yapım ve senaryonun içinde olmak beni mutlu ediyor. Kendimi şanslı hissediyorum. Çok fazla şey öğreniyoruz. Ekip müthiş. Bu sette sadece oyunculuk anlamında değil hayata dair de çok şey öğrendik.

– Bir avukat ve bir gazeteciyi canlandırıyorsunuz. Baştaki endişeler neydi; bu mesleklere dair yeni fark ettiğiniz şeyler oldu mu?

Bensu Soral: Baştaki endişem yaşımdı, çünkü yaşımdan da küçük gösteriyorum. Hocayla çalışmaya devam ettik. Karaktere, yapmam gerekene odaklanıyorum.

– Kendine güvendiğinde sahne de farklı çıkıyordur.

Bensu Soral: Kesinlikle! O tutukluğu ilk bölümlerde kendimde görüyordum.

Damla Colbay: Başlarda ben de gördüm kendimde o tutukluğu… Zaten Çetin Sarıkartal’la çalışmaya başladık. Yeni bir ortama giriyoruz, yeni bir karakter yaratacağız.

Bizim rolle tanışma sürecimiz var; onu sevme, kabul etme, onunla birlikte var olabilme süreci heyecanlı geçiyor. Sıkıntılı değil, aslında çok heyecan verici bir süreç ama başlardaki bocalama şu an ikimizde de oturdu bence. Eylem karakterini çalışırken, senaryo geldiğinde “O olsa ne yapar, ne düşünür?” diye bakıyorum. Günlük hayatıma adapte etmeye başladığım noktada rahatladım. Kendimi son bölümlere doğru seyrettiğimde daha da keyif almaya başladım.

– “Sette hayata dair şeyler de öğrendim” dedin. Set sohbetleri, oyuncu koçu, büyük oyuncuların tavsiyeleri hayata dair neler kattı?

Bensu Soral: Sete ilk gittiğim gün Çetin Hoca’yla (Tekindor) karşılıklı sahnem vardı. Daha önce birbirimizi hiç görmemiştik, sete girdim ve “Bensu Hanım merhaba, ben Çetin Tekindor” diye tanıştı benimle. Adımı öğrenmesine epey şaşırdım. Bana öyle bir kibarlık, centilmenlik yaptı ve bu çok hoşuma gitti.

‘ÇETİN ABİ HİÇ YORULMUYOR’

– Aras Bulut İynemli de aynısını söylemişti. Onun da unutamadığı anlardan biriydi.

Bensu Soral: Ben de o anı unutamam. Sette ondan o kadar çok şey öğreniyoruz ki. Mükemmel bir insan. Genceciğiz ama bazen set geç saatlere kadar sürünce yorulabiliyoruz, Çetin Abi hiç yorulmuyor.

Damla Colbay: Nihal Abla (Koldaş) da öyle.

Bensu Soral: Enerjisi hiç düşmüyor, hep gülüyor. Bazen bizim suratlarımız düştüğünde bizi yükseltiyor, kendimize geliyoruz. Çok şey katıyorlar, bu çok önemli.

– Dizideki geri dönüşler size nasıl bir oyun alanı yaratıyor?

Bensu Soral: Şimdi ile geçmişin arasında bir oyun vermen gerekiyor. Flashback sahnesi varsa biz zaten bunu öncedenbiliyoruz. Bu kolaylık sağlıyor. Bizeçok şey katıyor, öğretici oluyor.

Damla Colbay: Bu, karaktere dair heyecanı da diri tutan bir şey. Karaktere şüpheyle yaklaşmayı çok seviyorum, çünkü merak ediyorum ve oynama isteğimi artırıyor.

BENSU SORAL: MELEK, CELAL BABA’DAN KOPAMAZ

– Melek evinden ayrıldı, kendi yolunu çizecek. Onu nasıl bir gelecek bekliyor? Hikâye hızlı başladı ama şimdi daha da canlandı. Melek’in dizideki gelişimini sen kendi bakış açınla nasıl yorumluyorsun?

Bensu Soral: Bir bölüm önden gittiğimiz için ne olacağını biz de bilmiyoruz. Sette kendi aramızda konuşuyoruz. Bana göre Melek, Celal Baba’dan kopamaz. Ama barışacaksa da bu nasıl olacak açıkçası çok merak ediyorum. Çünkü senaryoyu okurken ne tahmin ediyorsak tam tersi çıkabiliyor, şaşırıyoruz. O yüzden her şey olabilir.

DAMLA COLBAY: BU ARALAR EYLEM’İN KAFASI KARIŞIK

– Eylem’i neler bekliyor?

Damla Colbay: Eylem, arada kalmış durumda. Bir tarafta abisi gibi gördüğü Sarp, bir tarafta âşık olduğu Mert arasında bocalıyor. Bazen Eylem’e üzülüyorum, o kadar garip durumlar arasında kalıyor ki… Bunu Sarp’a ya da Mert’e söylese mi, söylemese mi? Eylem’in kafası bu aralar epey karışık.

– Rollerinizden minik tüyolar alabilir miyiz? 

Damla Colbay: Dizinin ilk bölümünde Eylem çocuksu, enerjik, sevimliydi. Yaşadığı şeylerle, örnek aldığı adamın mafyaya karışması ve âşık olmasıyla artık daha güçlü, daha kadınsı. Olayların içinde yoğrulup hayatı öğrenen bir Eylem göreceğiz.

Bensu Soral: Melek de inatçılığına devam edip kendi ayakları üzerinde durmak için yeni yeni adımlar atacaktır.

Dizide aileye dair geç öğrenilen gerçekler var. Siz hiç bu tip şeyler yaşadınız mı?

Damla Colbay: Sonuçta biz büyüyoruz, ailemiz yaşlanıyor. Onların yaşadığı dönemle bizimki aynı değil. Ben bu aralar bunu düşünüyorum ve onları da anlamaya çalışıyorum. Herkes kendi doğru bildiğini yapmaya çalışıyor; ben de, onlar da. Ortak bir yerde buluşmak bazen gerçekten zor olabiliyor ama aradaki o sevgi ve bağlılıkla bunu başarıyoruz.

Bensu Soral: Ailelerimizle olaylara bakış açımız farklı. Ama kimsenin kesin “Şu şudur, bu budur” diyebileceği bir şey yok. Herkes değişiyor. Ailemizi ikna ettiğimiz sürece onlar da bazı konularda bize hak veriyor ve öyle bakmayı öğreniyorlar. O yüzden hepimiz zamana ayak uydurabiliriz.

– Ailelerimizde “Üşütme, kalın giyin”den başlayarak sonsuza uzanan bir nasihat listesi var. Siz bu kısımları nasıl idare ediyorsunuz?

Bensu Soral: Yaşıtım da söylese nasihat dinlerim. Herkesin her söylediğini ciddiye alıyorum. “Şu kenarda dursun, dikkat edeyim” derim. Garanticiyim.

Damla Colbay: Ben de dinlerim aslında ama kim ne derse desin, doğru da yanlış da olsa yaşayıp öğrenmem lazım.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ