Altan Erkekli Röportajı

  • 12 Şubat 2017
  • 410 kez görüntülendi.
Altan Erkekli Röportajı

Büyük usta ve yıllardır oyunculuk kariyerini başarı ile sürdüren Altan Erkekli Sabah gazetesine çarpıcı açıklamalarda bulundu.İşte o açıklamalar;

– Çocuklara masal anlatmak üzere uzun zaman sonra sahneye çıkıyorsunuz. Neler hissediyorsunuz?
– Tiyatro geçmişim olduğu için sahnede, insanlarla yüz yüze olmayı çok seviyorum. Zaten mesleğe tiyatro sahnesinde çocuk oyunlarıyla başladım. Kendi evlatlarınız da olunca hikaye anlatma, öykücülük ister istemez gelişiyor.
– Geç yaşta baba oldunuz. Oğlunuz Ali sizi değiştirdi mi?
– 2011’de, 56 yaşında, üçüncü kez baba oldum. Oğlumu torunum sanıyorlar. Ben de bozmuyorum onları. Zaten sakin bir insandım ama çok daha sabırlı, anlayışlı bir insan oldum.
– Masal anlatır mısınız Ali’ye?
– Ali beş yaşında. Dolayısıyla ona sürekli masal anlatıyorum. Çocuklar İçin Müzikli Masallar adlı bu oyunda Ataol Behramoğlu’nun iki masalını paylaşacağız çocuklarla. Bir de benim Ali’ye her sabah anlattığım bir masal karakterinin başından geçen bir masalı aktaracağız.
– Tamamen hayali bir karakter mi bu?
– Evet, adı mızmız Teo. Sabah kahvaltıda, akşam yemekte, gece uyumadan, gergin olduğu anlarda mızmız Teo’nun başından geçenleri anlatıyorum oğlum Ali’ye. Yapmaması gereken ya da tam tersi yapmaması gerekenleri bu masallarla aktarıyorum. “Mızmız Teo yemeğini yemediği için mahalledeki arkadaşları, aile büyükleri onu çok eleştiriyorlar. Onun gibi olmamak lazım değil mi Alicim? Yemeğimizi kendimiz yiyelim” diyorum mesela. “Tabii ben kendimyiyorum” deyip hevesle kaşıklıyor yemeğini. Kendine hemen bir ders çıkartıyor. Çok sinirli olmamak lazım, kimsenin kalbini kırmamak lazım, eşyalarımızı düzgün kullanmak lazım, dişlerimizi fırçalamamız lazım… Teo aracılığıyla Ali’ye ilettiğimiz mesajlardansadece bazıları. Bu masallar sayesinde olumlu davranışlar yer etti. Diş fırçalamadan asla yatmıyor. Ellerini yıkamadan sofraya oturmuyor.
– Neden masal okumalı, çocuklara anlatmalıyız sizce?
– Masal belki de ortaya çıkan ilk anlatı türü. Masal ruhumuz için hepimize gerekli. Ben okumak yerine canlandırılması gerektiğini düşünüyorum hatta. Bir meddah gibi oynuyorum Ali’ye. Sadece çocukların hayal gücünü geliştirmiyor, bizi de hayal etmeye teşvik ediyor. Hayal etmek genç yaşlı hepimize gerekli. Anne-babalara tavsiyem her hafta en az bir kez yavrularını tiyatroya getirmeleri. Alışveriş merkezlerindeki alanlar çocuklar için renkli ve eğlenceligibi görünebilir ama tiyatro sahnesi üzerinde olup bitenlere yakından şahitlik eden çocuklar hayata bambaşka gözlerle bakıyorlar. Çocuklarınızı sanattan koparmayın.
– Siz bu ses tonunuzla alışveriş listesi okusanız bile insana masal gibi gelir zaten…
– Çok teşekkür ederim bu sözünüz için. Ama çocuklar için anne-babaların sesi zaten hep ninni gibidir.
– Belki bu vesileyle yeniden çocuklarla ilgili uzun soluklu bir projeye başlayabilirsiniz.
– İsterim ama maalesef dizi çekerken bambaşka bir tempoya sahip oluyoruz. İstanbul zaten zor bir şehir. Korkunç bir vakit sıkıntısı içindeyiz. En son tiyatro yaptığımda uykusuzluk ve yorgunluktanölecektim. Elim ayağım titriyordu. Maalesef bir süre daha dizilere devam edeceğim gibi.

Büyüklerin ilgisini çekmek daha zor
Oyunumuz hem klasik müziği hem de masalı çocuklarla buluşturuyor. Unutulmaya yüz tutmuş iki değerli tür. Altan Abi’nin dışında iki oyuncu arkadaşım da sahnede olacak. Işıkla, dansla, maske ve kuklalarla, pandomim ve oyunla çocukların ilgisini sahnede tutuyoruz. Bizim için asıl mesele çocuklarını getiren ebeveynlerin ilgisini ayakta tutmak. Eğer ellerinden telefonu bırakıp sahneye odaklanırlarsa eminiz onlar da güzel vakit geçirecek. Bu dördüncü gösterimiz. Tepkilere bakınca devamının geleceğine inancımız sonsuz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ