Büşra Develi Röportajı

  • 14 Ocak 2017
  • 824 kez görüntülendi.
Büşra Develi Röportajı

Son dönemin en çok duyulacak oyuncularından olacağı kesin. Şu an bir dizi ve bir kaç kısa metraj film ile karşımıza çıkacak Büşra Develi Avrupai oyuncu stili ile dikkat çekiyor. Fransız stili ile dikkat çeken Büşra Develi ile Hürriyet Gazetesi’ nden Hakan Günce çok çarpıcı bir röportaj gerçekleştirdi.İşte Detaylar;


BÜŞRA DEVELİ RESİMLERİ İÇİN TIKLAYINIZ


Sizi Fransızlara, özellikle de oyuncu Juliette Binoche’a benzetiyorlar… Genlerinizde var mı Fransızlık?
– Geçen günü biri “‘Bleu’daki (Binoche’un ünlü filmi) performansınız çok iyiydi” diye mesaj attı. Gülüyorum, hoşuma gidiyor. Ama sürekli bir Fransız gibi anılmak da istemiyorum. Sebebini biz de düşündük. Annemin tarafında Rumluk, Ermenilik olabilir ama onlar da kesinleşmiş şeyler değil. Ben İzmit’te doğdum, Antalya’da büyüdüm.

Nasıl bir aile?
– Babam ticaretle uğraşıyordu, annem çeşit çeşit işler yaptı. Dört kız kardeşiz…
Erkek çocuk olana kadar denemişler mi?
– Evet, hikâye tam da bu.
Beş dişinin olduğu bir ev nasıldı?
– Kavganın, eğlencenin eksik olmadığı, kadın haklarının geçerli olduğu bir evdi. Kadının gücü hakkında hep bilinçliydim. Özgürdüm. İlkokul yıllarında gece 12’ye kadar sokakta saklambaç oynasam bile kızmazlardı. Hikâyemin ilerleyen zamanlarında -ben liseye giderken- anne ve babam ayrıldı.

Siz kiminle kaldınız?
– Babam İzmit’e yerleşti. Ben annemle kaldım ve babamla görüşemedim. Annem elinde mesleği olmayan bir kadındı ama bize bakmak için çeşitli işler yaptı. Babamla yıllar sonra tam iletişime geçmiştik ki şeker hastalığından hayatını kaybettik.

Ani bir karar alıp İstanbul’un yolunu tuttum

İstanbul’a ne zaman geldiniz?
– Aklımda hep tiyatro okumak vardı. Orada çalışacağım bir hoca yoktu. Ani bir kararla İstanbul’un yolunu tuttum.
Antalya’dan sonra burada ayakta kalmak zor muydu?
– Şanslıydım ki karşıma iyi insanlar çıktı. Cebimde param yoktu. Bir arkadaşımın yanında kalmaya başladım. Konservatuvar sınavlarına 1.5 ay kalmıştı. Beni arkadaşım çalıştırdı. Ve Mimar Sinan’ı kazandım.

Zorlukla kazandığınız okulu dondurmuşsunuz. Dizi oyunculuğuyla gelen şöhret ve para daha mı cazip geldi?
– Konservatuvar saygı duyduğum bir ortam ama özellikle Türkiye’de gerçek hayatla uyuşmadığı noktalar var. İnsan orada kalmak istiyor ama yeterli bursu alamayabiliyor. Çalışmak zorunda kalıyorsun ama reklamda ya da dizide oynaman yasak. Benim de hem paraya hem kendi düzenimi kurmaya ihtiyacım vardı. Üçüncü sınıfta dondurdum ve yönetmen Cem Karcı sayesinde ‘Tatlı Küçük Yalancılar’a başladım. Ardından 20 bölüm ‘Tatlı İntikam’da oynadım.

İnşallah bu yıl benim yılım olacak

Şimdi bir dizi ve ikisi kısa olmak üzere dört sinema projeniz var. 2017 sizin yılınız olacak gibi…
– Evet inşallah bu, benim yılım olacak! Dijital platformda bir diziye başlıyorum. Onun dışında Murathan Özbek’le, ‘Bitmiş Aşklar Müzesi’ diye 20 dakikalık bir kısa film çektik. Festivallere gidecek. Şimdi bir de ‘Kapı Meselesi’ isimli bir kara komedi çekeceğiz. Yetkin Dikinciler, Tuğrul Tülek ve Derya Alabora’yla… Yakında vizyona girecek olan ‘Ayla’ isminde bir filmim daha var. Bir de Ferzan Özpetek’le kısa film çektik. Adı; ‘Aşktır’ (È l’amore). Bu aslında yıllar sonra bir araya gelen Mina ve Adriano Celentano’nun düet albümünün de video klibi. YouTube üzerinden izlenebiliyor.

‘Aşktır’ videosu birbirinden uzaklaşmış bir çiftin hikâyesini konu alıyor…
– Evet. Büyükanne ve babalarının 50’nci evlilik yıldönümlerinde birbirlerinin kıymetini anlıyorlar. Yani uzaklık ve yakınlık…Bizler de teknolojiyle artık hem birbirimize uzak hem yakın mıyız? – Artık oturduğumuz yerden sosyalleşiyoruz. Bazı mekânlarda ‘Burada WiFi yok, sohbet edin’ diyor. Hak veriyorum…

Peki video’daki gibi ölümsüz aşklar eskilerde mi kaldı?
– Her şey o kadar hızlı akıyor ki bu ilişkilere de yansıyor. Her şey gibi ilişkiler de yozlaştı. İnsanlara iPhone muamelesi yapıyoruz, ‘Nasılsa daha iyisini, bir üst modelini bulabilirim’ diye düşünüyoruz.
Ferzan Özpetek’le ilgili bize şaşırtıcı ne söylersiniz?
– Çok komik. Sohbet etmesi keyifli. Mütevazı ve egosuz. Oynarken hiç kasılmadım. Herkesin fikrini aldı ve bizi kendi halimize bıraktı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ