Bülent Polat Röportajı

  • 16 Kasım 2018
  • 19 kez görüntülendi.
Bülent Polat Röportajı

Şu sıralar Atv de yayınlanan Bir Zamanlar Çukurova adlı dizide Gaffur rolünden tanıdığımız oyuncu Bülent Polat Sabah gazetesi Günaydın ekine gerek kendisi gerekse mesleği hakkında birbirinden çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte başarılı oyuncunun açıklamaları;

– ‘Bir Zamanlar Çukurova’da oynadığınız karakter çok beğenildi. Bunu bekliyor muydunuz?
Bekliyordum desem yalan olur çünkü dizi sektörünün bir formülü yok. Ancak yapım aşamasında çok titiz bir çalışma olması içimi rahatlattı. Konağın ve platonun yapımı, kostümlerin tasarımı, hakkaniyetle dağıtılmış roller ve TİMS & B gibi dönem işlerinde başarılı bir firmanın yapımcılığında olması; dizinin beğenileceğini düşündürtüyor tabii. Bu işin iki yıla yayılan bir tasarım aşaması var. Biz bir yıl sonra dahil olduk. Şubat sonu gibi çekimlere başladık, dizinin yayına girmesi ise Eylül’ü buldu.

– ‘Gaffur’u doğru yansıtabildiğinizi düşünüyor musunuz?

Rol için seçmelere gittiğim ilk anda ‘Gaffur’ beni vurdu. ‘Gaffur’, hepimizin hayatında var olan bir karakter; hatta bir yaşam tarzı. ‘Gaffur’lar hep var; iktidarın ve gücün yanındadırlar. Kraldan çok kralcıdır onlar. Böyle karakterleri oynamak çok zevkli.

– Ne açıdan zevkli?

1998’den beri dizi sektöründeyim. Tüm birikimimi sergileyebileceğim bir rol bu. Şu an birikimimi ‘Gaffur’ aracılığıyla seyirciyle paylaşıyorum. Onlar da eğleniyor çünkü ben çok eğleniyorum.

– Komediyi mi, dramı mı daha çok seviyorsunuz?

Benim için esas olan sette eğlenmek… Komedi oynarken de altta hep drama vardı. Tansiyonu yüksek sahnelerde çok heyecanlanıyorum. Yaşadığımı hissediyorum.

– O yüksek sahnelerdeki başarınız dikkat çekiyor. Bunun sırrı ne?

‘Oynama’ eylemi kadar beni mutlu eden başka bir şey yok. 2 yaşında bir kızım var. Eşim çalıştığı için, bu diziye başlayana kadar kızımla ben ilgilendim. Ondan o kadar çok şey öğrendim ki… Kızım Doğa doğduktan sonra kafam açıldı resmen. Onu izleyerek, objelerle kurduğu ilişkiyi gözlemleyerek, oyunculukla ilgili yıllarca aradığım birçok şeyi onun sayesinde buldum. Sürekli oyun istiyor; set de öyle…

– En büyük öğretmen Doğa yani…

Evet öyle… Gittik, Amerika’larda dünya kadar para yedik bir şeyler öğrenelim diye, meğer ‘Simyacı’ gibi evdeymiş her şey. Bilsem daha önce çocuk yapardım. Onunla kurduğum ilişki sayesinde sürekli antrenmanlı gibiyim. Oyuna aç bir haldeyim açıkçası.

İLTİFATLARA KULAĞIM SAĞIR

– Sosyal medyadaki yorumları takip ediyor musunuz?

Bir bakıp geçiyorum. Karakterin seyirciyle buluşup buluşmadığını görmek memnuniyet verici ama ben iltifatlara sağır olmaya çalışıyorum. Çok güzel şeyler bunlar ama bunu kontrollü şekilde duymam daha iyi.

– Korkunuz şımarmak mı?

Evet. Bu, şımarıklığı kaldıran bir iş değil. Benim durumumu özel yapan bir şey yok, bu ekip başarısı. 300 kişilik takımın bir oyuncusuyum.

– Ama siz ‘Avrupa Yakası’ zamanında da çok yoğun ilgi görüyordunuz…
Evet ama o zaman 21 yaşındaydım. İltifatlara kulak kabartıp şımardığım dönemler oldu. Bu da bir özeleştiri. Artık 40 yaşındayım ve aile geçindiren bir babayım. Egom törpülendi. ABD’de öğrendiğim her şeyi bu işe yansıttım

– Çok meşhurken bir anda Amerika’ya gitme kararı aldınız. Bu kararınızdan pişmanlık duyduğunuz oldu mu hiç? 
Sekiz yıl boyunca ‘Ben ne yapıyorum?’ diye sormadığım bir gün olmadı. Ülkende rock starsın ama orada seni kimse tanımıyor. ‘Bir Zamanlar Çukurova’daki performansımı izleyince ‘Şimdi tümöğrendiklerini uygulayacağın işin içindesin Bülent’ dedim.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ