Burcu Tuna Röportajı

  • 07 Mart 2018
  • 201 kez görüntülendi.
Burcu Tuna Röportajı

Şu sıralar Kanal D de yayınlanan Siyah Beyaz Aşk adlı dizide karşımıza çıkan başarılı oyuncu Burcu Tuna Hürriyet gazetesi Kelebek ekine çarpıcı açıklamalarda bulundu.

◊ “Siyah Beyaz Aşk” dizisinde Suna karakterini canlandırıyorsunuz. Nasıl geçiyor çekimler?
– Benim için çok güzel geçiyor dizi. Çok beğenilen, sevilen ve ilgi gören bir iş oldu “Siyah Beyaz Aşk”. Böyle bir projenin parçası olmak bir oyuncu olarak ayrıca mutluluk verici.
◊ Biraz Burcu Tuna’yı tanıyalım, kendinizi anlatır mısınız?
– Aslen Boşnak bir ailenin kızıyım. Ankara’da doğdum ve büyüdüm. 2006 yılında üniversite okumak için geldim İstanbul’a. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden 2010’da mezun oldum. Profesyonel olarak ilk işim “Muhteşem Yüzyıl”dı. Hürrem’in yakın arkadaşı Gülnihal karakteri ile başladı yolculuğum. Sonrasında “Eve Düşen Yıldırım”, “Sen Benimsin”, “Babam ve Ailesi” projeleriyle de devam etti. Televizyon dışında ise dublaj yapıyorum ve tiyatroya devam ediyorum.
◊ Suna mantığıyla hareket eden bir karakter. Siz de günlük hayatınızda mantığınızla mı hareket edersiniz yoksa sizi duygularınız mı yönlendirir?
– Suna gerçekten çok mantıklı bir kadın ama bunun yanında sağduyusu, sakinliği ve sevgi dolu oluşu aslında Suna’yı, Suna yapan özellikler. Burcu olarak mantık mı duygular mı derseniz, konuya ve duruma göre değişir derim. Hepimizin hayatında öyle anlar vardır ki mantıklı davranmaktan başka şansımız yoktur. Bazen de kalbimizin sesini dinlememek mümkün değildir. Mantığımla hareket etmeyi istesem de ben daha çok duyguyu seçenlerdenim sanırım.
◊ “Siyah Beyaz Aşk”ın bu kadar sevilme sebebi sizce nedir?
– Bizi izleyen herkes kendinden bir şey buluyor. Çünkü herkes biraz siyah, biraz beyazdır bence. Mesela seyirci Aslı’yı da seviyor, Ferhat’ı da… İkisine de kızıyor, ikisine de üzülüyor, ikisine de ağlıyor, ikisine de gülüyor.
Hepsi iç içe geçmiş duygular. Tüm renklere, duygulara sahip olmak insan olmanın özünde var zaten. Sadece ya biz fark edemiyoruz var olduklarını ya da göstermekten çekiniyoruz, saklıyoruz. Bence bu yüzden seviyor seyirci “Siyah Beyaz Aşk”ı…

SETTE HERKES
KEYİFLE ÇALIŞIYOR
◊ Nasıl bir karakteri canlandırmak sizi zorlar?
– Gerçekten siz sorunca ilk kez şimdi düşündüğümü fark ettim. Bazı karakterler vardır, onlara daha hızlı ulaşırsınız. Daha bildik, tanıdık ya da size daha yakın gelir ve kendiliğinden çıkar ortaya o karakter. Ama bazıları vardır daha çok ön hazırlık, araştırma, egzersiz, kısacası daha çok çalışma, efor ve zaman ister. Almış olduğum eğitimle beraber, emek vererek doğru bir çalışma yöntemiyle elimden geleni yaparım bana teslim edilen her karakter için.
◊ Set ortamınız hakkında neler söylemek istersiniz?
– D Production’la ilk kez çalışma şansı yakaladım. Ve bundan dolayı çok mutluyum.
Sette yönetmenlerimizden oyuncu arkadaşlarıma, tüm kamera arkası ekibine kadar herkes işini büyük bir özenle ve severek yapıyor. Bu da keyifli bir sette çalışmamızı, güzel işler ortaya koymamızı sağlıyor.
◊ İzleyicilerden gelen şu ana kadar karşılaştığınız enteresan bir tepki oldu mu?
– Sokakta yürürken bolca “Aman kızım sen Namık Emirhan ve ailesine benzeme, orada olaylar çok karışık, evinden çıkma hiç” diyorlar. (Gülüyor)
◊ Oyunculuk dışında ilgilendiğiniz bir hobi var mı?
– Set olmadığı günler genelde dinlenmeyi seçiyorum. Ucundan kıyısından yoga ile uğraşıyorum ve eski lisanslı voleybolcu olduğum için tüm maçları takip etmeye çalışıyorum.
Kitaplarım ve yabancı diziler vazgeçilmezlerim arasında. Kalan tüm vaktimi de ailem, yeğenlerim ve dostlarımla geçiriyorum.
◊ Tiyatro sahnesi ile ilgili planlarınız var mı?
– 2016 yılından beri rahmetli Nejat Uygur’un oğlu Süha Uygur’un kurmuş olduğu Uygur Sanat Tiyatrosu ekibinde yer alıyorum.
Çok değerli oyuncu arkadaşlarımla geçen sezon prömiyer yaptığımız komedi oyunumuz “Akidezadeler-Bir Tatlı Huzur” bu sezon da devam ediyor.
◊ Son olarak Siyah Beyaz Aşk izleyicilerine neler söylemek istersiniz?
– Seyircimize bizi yalnız bırakmadıkları için teşekkür ederim. Daha nice bölümlerde buluşmak üzere…

HAYAT PLANLAYARAK YAŞANMAZ

◊ Her şeyi planlayarak mı yaşarsınız yoksa akışına bırakmayı mı tercih edersiniz?
– İsteseniz de çok planlayarak yaşanan bir şey değil hayat bence. John Lennon’ın dediği gibi “Hayat, siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir”.
O yüzden fazla söze gerek yok.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ